Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Türkiye’de nüfus hareketleri ile üretim politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yoğunlaşan genç nüfusun Anadolu’daki memleketleriyle ekonomik bağının yeniden kurulmasının stratejik önem taşıdığını söyledi.
Aydemir, gençlerin büyükşehirlerde üretimden uzak hizmet alanlarında veya sınırlı istihdam imkânları içerisinde gelecek aramasına karşılık, Anadolu’nun birçok bölgesinde tarım ve hayvancılıkta genç insan gücüne ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.
Meseleyi klasik anlamda köye dönüş çağrısı olarak değerlendirmediğini belirten Aydemir, gençlerin kendi memleketlerinde gelir elde edebileceği, yatırım yapabileceği ve hayat kurabileceği şartların devlet desteğiyle oluşturulmasını önerdi.
“Gençlerimize ‘memleketinize dönün’ demek tek başına karşılık bulmaz. Önlerine ekonomik bir gelecek koymalıyız. Tarım ve hayvancılığa başlayacak gencimize yatırım sermayesinden üretim araçlarına kadar güçlü destekler sunulduğunda Anadolu yeniden gençleşir, üretim tabanımız genişler.” dedi.
ÜÇ BÜYÜKŞEHİRDEN ANADOLU’YA YENİ BİR HAREKETLİLİK
İstanbul, Ankara ve İzmir’de biriken nüfusun ülkenin ekonomik ve demografik dengesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Aydemir, Anadolu’dan metropollere doğru yıllardır süren hareketliliğin tersine çevrilebilmesi için gönüllülük ve ekonomik cazibenin esas alınması gerektiğini kaydetti.
Aydemir, özellikle ailesinin toprağı, evi veya memleketiyle bağı bulunan gençlerin tarım ve hayvancılığa yönelmesini kolaylaştıracak özel programların değerlendirilebileceğini belirtti.
Bu yaklaşımın üretimin ülke sathına yayılmasına katkı sağlayacağını vurgulayan Aydemir, “Türkiye’nin genç insan kaynağını birkaç büyükşehirde yoğunlaştırmak yerine Anadolu’nun üretim kabiliyetiyle buluşturabiliriz. Gencimiz kendi memleketinde kazanabildiği ölçüde orada kalır. Kazanç varsa hayat kurulur, aile kurulur, nüfus canlılığını korur.” ifadelerini kullandı.
NÜFUS MESELESİ ÜRETİMLE BİRLİKTE ELE ALINMALI
Aydemir, kırsal bölgelerde genç nüfusun azalmasının ekonomik sonuçlarının yanında demografik sonuçlarının da bulunduğuna işaret etti. Anadolu’da gençlerin yaşayabileceği ekonomik ortamın güçlendirilmesinin nüfus yapısındaki daralmaya karşı uzun vadeli politikanın bir parçası olabileceğini dile getirdi.
Devlet desteklerinin bu noktada yönlendirici bir işlev üstlenebileceğini belirten Aydemir, tarım veya hayvancılığa yönelmek isteyen gençlerin başlangıç maliyetlerinin hafifletilmesi, yatırım yapmalarının kolaylaştırılması ve üretim sürecinde desteklenmelerinin önem taşıdığını söyledi.
Aydemir, bu politikanın sosyal boyutunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Bir genç İstanbul’da yüksek hayat maliyetleri içerisinde sınırlı bir gelirle yaşamaya çalışırken memleketinde üretici ve girişimci olabilecekse, devletimiz bu tercihi kolaylaştıracak zemini oluşturmalıdır. Maksadımız insanımızı bir yerden başka yere taşımak değil; Anadolu’da yeniden ekonomik çekim alanları meydana getirmektir.”
ERZURUM İÇİN DE YENİ BİR FIRSAT
Aydemir, söz konusu yaklaşımın Erzurum gibi tarım ve hayvancılık potansiyeli bulunan iller açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Büyükşehirlerde yaşayan Erzurumlu gençlerin memleketleriyle ekonomik bağlarının yeniden kurulabileceğine işaret eden Aydemir, genç çiftçi ve yetiştiricilerin desteklenmesinin köylerin yaş ortalamasını aşağı çekebileceğini, üretim kapasitesini güçlendirebileceğini ve kırsal nüfusun canlılığının korunmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti.
Aydemir, “Erzurum’un köyüne genç insan döndüğünde yalnızca bir üretici kazanmış olmayız. Orada hayat yeniden hareketlenir. Esnaf bundan pay alır, yerel ekonomi canlanır, aile bağları güçlenir. Anadolu’nun yeniden üretim merkezi hâline gelmesi, Türkiye’nin dengeli kalkınmasının da güçlü dayanaklarından biri olacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin nüfus meselesinin yalnızca doğum oranları üzerinden tartışılmasının yeterli olmayacağını vurgulayan Aydemir, genç nüfusun ülke içindeki dağılımının da uzun vadeli planlamanın konusu olması gerektiğini kaydetti.
Aydemir, “Gençliği Anadolu’nun üretim potansiyeliyle yeniden buluşturabilirsek iki önemli kazanımı aynı anda elde ederiz: Üretim kapasitemizi büyütür, nüfusun ülke sathında daha dengeli dağılmasına katkı sağlarız. Anadolu’yu gençleştirmek, Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaktır.” dedi.